canlandırmak

-i
1. canlanmak 的使动态: iç piyasayı \canlandırmak 活跃国内市场 Baygın kuşu canlandırmak için çok uğraştı. 他们费了很大的功夫才救活了那只半死的鸟。
2. 扮演, 演得唯妙唯肖; 说得活灵活现: Bu oyuncu, fakir bir delikanlıyı canlandırdı. 这位演员把一个穷小伙演得唯妙唯肖。
3. 回忆

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • canlandırmak — i 1) Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak 2) Yaşatmak, birinin kılığına girmek 3) Canlılık, tazelik, dirilik getirmek Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden. C. Uçuk 4) mec. Yoğunluk, etkinlik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şevke getirmek — canlandırmak, isteğini artırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ete kemiğe dönüştürmek (veya büründürmek) — canlandırmak Aşkımemnu da Firdevs Hanım ı inanılmaz bir başarıyla ete kemiğe dönüştürmüş. S. İleri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • betimlemek — i 1) Bir nesnenin, kendine özgü niteliklerini tam ve açık biçimde söz veya yazı ile anlatmak, tasvir etmek Şair, bu kayığı bize şöyle betimleyecektir. S. Birsel 2) Göz önünde canlandırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canlandırıvermek — i Çabucak canlandırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canlandırma — is. 1) Canlandırmak işi Küçük kafasında kendisini çağırtan ihtiyar kadının hayalini canlandırmaya çalışıyordu. H. E. Adıvar 2) ed. Kişileştirme 3) Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • düşlemek — i Bir şeyi, bir kimseyi, bir durumu istenilen biçimde tasarlamak, zihinde canlandırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gençleştirmek — i 1) Yeniden gençliğine ve dinçliğine kavuşturmak Karı beni yirmi yaş gençleştirdi. P. Safa 2) Bir kuruluşu genç üyelerle canlandırmak 3) Genç göstermek Kısa saç seni gençleştirdi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • harlatmak — i 1) Ateşi kuvvetlendirmek, alevlendirmek Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar. R. N. Güntekin 2) mec. Coşkunluk vermek, canlandırmak Millî Mücadele de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayallemek — i Bir şeyi zihinde tasarlayıp canlandırmak, hayal etmek Boş ol deyince karılarının pılı pırtı toplayıp gitmesini hayalliyorlar. C. Uçuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • imgelemek — i Bir şeyin imgesini zihinde canlandırmak, tahayyül etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.